Elif Şentürk

23 Haziran 2019

Bir Teşekkür Yazısı



     Neden psikoloji okuduğumu sorguladım bugün. Ve yıllarca içimde tuttuğum, itiraf etmekten korkup kaçtığım o cevabı verdim; “O’nun için.” Siz O’nun kim olduğunu bilmeyeceksiniz. O ki bana ‘Her gece yüksek bir yerlerden atladığımı görüyorum ve gündüzleri bedenimde o acıyı hissederek uyanıyorum.’ demiş kişi. Bense hayatta sevdikleri için çabalamaktan vazgeçmeyen, her zaman onların yanında olup onlara destek olmak istemiş, acılarına merhem olup onları sarmak istemiş biriyim. Belki de biriydim. Bilemiyorum, her şey ve herkes değişiyor en nihayetinde. 

   Ben O’nun derdine derman olabilmek için seçmiştim psikoloji bölümünü. O sıkıntısına bir çözüm bulabildi mi bilemiyorum ama, ben O’na yardımcı olamamış-bundan sonra da olamayacak bir psikoloji öğrencisi oldum. Önemli değil. Ben O’nun için çıktığım yolda kendimi buldum, fark ettim ki bu hayatta beni en çok mutlu eden şey birilerine bir faydamın dokunması imiş. Ben O’nu düzeltemedim ama O benim mutlu bir meslek seçmemde bir aracı oldu.
 
 Teşekkürler AYE.

Devamını Oku

3 Haziran 2019

Yol Ayrımı


  

   Sevgi en karmaşık duygulardan bir tanesi sanırım. Nereden geliyor ve nereye gidiyor bilmiyoruz. Sanki hep oradaymış gibi sahiplenip, sahiplendikçe izliyoruz artıp gidişini.

   Ve garip olan şu ki; sevilen yanı başımızdayken hiç gocunmuyoruz sevgimizden, sorgulamıyoruz onu, yorulmuyoruz varlığından. Ne kadar ağırlıkta sevdiğimizi hissedemiyor, anın tadını çıkarıyoruz belki. Peki, sevilen sizi sahip olduğunuz bu denli sevgi ile bırakıp gittiğinde ne oluyor o sevgiye? İşte o anda fark ediyor insan ne kadar sevdiğinin. Ve o ana kadar ağır gelmeyen bu sevgi şimdi ağır gelmeye başlıyor omuzlarına, acı veriyor insana. İşte bir kırılma noktası insanın hayatında. Ne yapacak bu sevgiyle?




   Bence yol bu noktada ikiye ayrılıyor. İlki şu anlayışı sahiplenmek belki “Benim onu sevmem için yanı başımda olmasına ihtiyacım yok; o yokken de sevebilirim onu..” –Ki bu var olan sevgiye sımsıkı tutunup, sadece onunla yaşamayı gerektirir. Zordur. Veyahut daha kolay olan ikinci yolu seçer insan; Nefret. Nefret de sevgiden mi geldiğinden bilinmez, çok ince bir çizgi vardır aralarında. Ve gidenden nefret etmek çok daha kolay olmuştur kalıp onu sevmekten. Olumsuzlukları hatırlar insan bu süreçte. Nefret ateşini tetikleyen küçük kıvılcımlar toplar içinde. Yeni gözlemler yapar. İçten içe inanmadığı şeyleri söyler kendine. Karşı tarafı suçlar ve sevgisinden bir nefret doğurur adeta. Daha kolaydır çünkü. Kaçmaktır çünkü.

   Hâlbuki ne olursa olsun birinci yolu seçmeli insan. Bu kadar çabuk değişmemeli veya değiştirilmeye çalışılmamalıdır çünkü duygular. Ve unutmamak lazım ki duygularımız karşı taraftan armağan değildir bize. Onlar bizim içimizde oluşur, onlar bizden bir parçadır. Ondan nefret etmeye çalışmak kendimizden nefret etmektir bir parça, onlara kızmak kendimize kızmaktır… O yüzden kabullen. Kucağına topla sahip olduğun sevgiyi, sarıl ona. Gitmesine gerek olmadığını söyle ve bırak biraz daha kalsın seninle. Biraz daha güzel bir insan yapsın seni…

Devamını Oku

© 2011 Elif Şentürk, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena